İstanbul’un Kör Yanı

kibritle oynayıp evi yakan
çocuk düşlerimi
bırakıp bir sandala
duru bir nehrin
küçük adımlarında
akıyorum usulca
 
ayazda kalmış bir denizin
sise boğulmuş bir dağın
kurumuş bir buğday başağının
tutulması rüzgâra…
ah içimdeki aşka vurgun dervişin
kör sancıları
gidiyorum
sular serpin yollara
 
“artık
yemle beslenen kuşcağız değilim”
ait değil kimseye saçlarım
gençliğimi kundaklayan
ey zebun seviler
tutuk değil
kanatlarım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir