Fark Edilmeyen Adam

Kalemiyle ilk dostluğu, yazmayı öğrendiği an başladı.               
Yüzlerce küçük kağıda karaladığı notlarını, başkalarına okutmayı düşünmeden yazdı.          
           
O, aslında suskunluğunu yazdı. Duygulandı yazdı. Üzüldü yazdı. İhanete uğradı yazdı. Haksızlığa uğradı yazdı. Sevdi yazdı. Sevildi yazdı. Sevindi yazdı.      
Sözlü sınavlarına inat, imla kurallarına  aldırmadan…          
Yaşadığı “pes” dedirtten olayları, kalemin ucundaki herşeyi kırarcasına  yazdı.       
Kimi zaman taşları yerinden oynatan, Kimi zaman  kalpleri fetheden,          
Kırılan gönüllere aldırmadan,  Yaşadığı herşeyi, ruhunun satırlarına yazdı.      
“Hayatımı yazsam roman olurdu” dedi ve yazdı…
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.