Edebiyatın Ebemkuşağı: Halit Ziya Hikayeciliğinde Renklerin Dili

“Halit Ziya’nın hikâyelerinde kullandığı renk sembolizminin, Erich Fromm’un kategorize ettiği forma büyük ölçüde uyduğunu söyleyebiliriz. Uşaklıgil evrensel, geleneksel ve rastlantısal renk sembollerine özellikle hikâye kişilerinin saç, ten, giysi, duygu ve hayal dünyalarını anlatırken başvurur. Mekân tasvirlerinde geleneksel, bazen de bireysel tecrübesine ve psikolojisine dayanan rastlantısal sembol göstergeleri ortaya koyar. Bu sembol uygulamasını hikâye kurgusunun cerayan ettiği ortamı, kişilerin sosyal sınıfını, fiziki durumlarını ve ruhi yönlerini aktarırken de kullanır. Böylece renklerin diliyle üslubunu biçimlendirir.
 
Renklerin her biri dildir, bu dili anlamak için onların anlamını bilmek, verdiği mesajı sezmek ve de yorumlayabilmek gerekir. Halit Ziya, muhayyilesindeki dünyayı anlatmak, üslubunu süslemek ve okuyucusunun hayal dünyasını şekillendirmek ya da yönlendirmek için renklere ve onların diline başvurur. Böylelikle renklerin sembolik anlamlarından yararlanarak okuyucusuna daha derin anlamlarla yüklü bir anlatı sunar. Uşaklıgil’in hemen her hikâyesine hâkim olan bir renk vardır. O, hikâyelerinde renklerin sembolik değerlerine doğrudan yer vermek yerine soyut dünyayı renklerle somut bir hâle getirmeyi dener.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.